Kısa bir haftalık değerlendirme, açık kalan işleri kapatmanıza, öncelik seçmenize ve önemli şeylere zaman ayırmanıza yardımcı olur. İşte bu hafta başlayabileceğiniz 20 dakikalık pratik bir rutin.

Çoğumuz günlerimizi parçalar halinde planlarız: telefonda bir not, e-postada bir hatırlatma, bir toplantıdan yarım hatırlanan bir söz. Haftalık değerlendirme bu parçaları, tüm haftaya bir kerede baktığınız düzenli bir anla değiştirir. Yöntem basit ve ücretsiz olduğu için popülerdir: cuma öğleden sonrası veya pazar akşamı gibi sabit bir zaman seçin, yirmi dakikalık bir zamanlayıcı kurun ve bunu kendinizle yapılmış bir randevu sayın. Amaç kusursuz bir sistem kurmak değil, önemli hiçbir şeyin yalnızca aklınızda yaşamadığından emin olmaktır.

İşe yarar bir değerlendirme üç kısa adımdan oluşur. Önce geriye bakın: son yedi günün takvimini, yapılacaklar listesini ve notlarını gözden geçirin; nelerin bittiğini, nelerin ertelendiğini ve sizi neyin şaşırttığını yazın. Sonra açık uçları toparlayın: "sigortayı halletmek" gibi belirsiz maddeleri tarihli somut bir sonraki adıma çevirin, artık önemi kalmayan görevleri silin ve bitmeyenleri alışkanlıkla değil bilinçli olarak sonraya aktarın. Son olarak ileriye bakın: gelecek haftanın randevularını ve son tarihlerini kontrol edin, haftayı başarılı kılacak en fazla üç öncelik seçin ve her birini takvimde belirli bir zaman bloğuna yerleştirin.

Alışkanlığın kalıcı olması için küçük tutun ve hayatınıza uyarlayın. Defter ya da basit bir uygulama olsun, her seferinde aynı aracı kullanın ve değerlendirme motivasyona bağlı kalmasın diye kendinize soracağınız soruların kısa bir listesini tutun. Beklenmedik durumlar için boşluk bırakın; her saati dolduran bir plan salıya kadar çöker. Bir haftayı kaçırırsanız suçluluk duymadan sonraki hafta yeniden başlayın. Birkaç hafta sonra birçok kişi iş yükünü daha net gördüğünü ve hayır demenin kolaylaştığını söyler; ancak sonuçlar kişiden kişiye değişir ve bu, yoğun bir programın çaresi değil, bir planlama aracıdır.